Iğdır Gezi Rehberi

PAYLAŞ:

Türkiye’nin doğu sınırında yer alan Iğdır, efsanevi Ağrı Dağı ile görülmesi gereken bir ilimizdir. Kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehri ve nehir yatağı boyunca Ermenistan sınırı teşkil eder. Doğu ve güneydoğusundan Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti ve İran, güneyinde Ağrı ili, batı ve kuzeybatıda Kars ili yer almaktadır.

Iğdır yüksek platolar ve dağlık kesimlerin geniş yer kapladığı bir bölgededir. Dil Ovası Türkiye’nin en uç noktasıdır. Bölgenin güneyinde batı doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar ve Manzar Dağlarıyla başlayıp, Karasu, Aras Dağlarıyla devam eden dağlık kesim sırasıyla batıdan doğuya doğru Durak Dağı (2811 metre) Zor Dağı (3196 m) Pamuk Dağı (2639 m) Büyük Ağrı Dağı (5165 m) Küçük Ağrı Dağı (3986 m) dır. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı Dağı İran ile sınır teşkil etmektedir.

Iğdır’da coğrafî konumundan dolayı karasal bir iklim hüküm sürmektedir. Sıcaklık bölge ortalamasından daha yüksektir çok az yağmur almaktadır.

Bölgeye M.Ö. 4000 tarihinde Hurriler yerleşmiş daha sonra farklı medeniyetlere sahne olmuştur. Günümüze kadar Urartular, Sakalar, Sasaniler, Bizanslar, Selçuklular, Moğollar, Oğuzlar, Karakoyunlular ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir.

Gezilecek Yerler

Soykırım Anıtı

Ermeniler Tarafından Katledilen Şehit Türkler Anıt ve Müzesi ya da eski adıyla Iğdır Soykırım Anıt ve Müzesi, 1915-1920 tarihleri arasında bölgede yaşayan Ermenilerin Türklere karşı uyguladığı saldırıları sembolize etmektedir ve ilgili belgeler bulundurulmaktadır.

Iğdır, Soykırım Anıtı

Müzede Ermenilerin toplu öldürmesini ispatlayan ve Ermeni Kırımı’nın bir soykırım olduğunu reddeden belgeler ve eşyalar vardır.

Müze girişinin sağ tarafındaki odada katliamlara ait fotoğraflar, sol tarafındaki odada ise soykırım araştırmaları için bir kütüphane bulunmaktadır. Müzede 570 adet kitap, 260 adet resim (cinayet resimleri), 1973-1985 yılları arasında, bazı ülkelerin terör örgütleri listesinde yer alan, silahlı Ermeni ASALA örgütü tarafından öldürülen diplomatların fotoğrafları korunmaktadır.

Ağrı Dağı

Ağrı Dağı, Ağrı dağı 5.137 metrelik rakamıyla, Türkiye’nin en yüksek dağıdır. Ağrı Dağı, Türkiye’nin doğu ucunda, İran’ın 16 km batısında ve Ermenistan’ın 32 km güneyindedir

Türkiye’nin en yüksek dağı olup, İran ile Iğdır arasında sınır teşkil etmektedir. Yüksekliği 5165 metredir. Eski bir volkanik dağdır. Zorlu tırmanışları, heybetli görünüşleriyle ülkemizde bir çok dağ bulunuyor. Doğu Anadolu Bölgesi, yüksek bir bölge olması nedeniyle bir çok yüksek zirveye de ev sahipliği yapıyor. Ülkemizin en yüksek dağı olan Ağrı da bu bölgemizde.

Harmandöven Kervansarayı

Iğdır, Harmandöven Kervansarayı

Eski ipek yolu Batum Tebriz Kervanyolu güzergahında, Selçuklular Dönemi’nde Sürmari Emiri Şerafettin Ejder Bey tarafından 12.yüzyılda yapılmıştır. Kervansaray 16 farklı değişik taş işçiliğiyle yapılmıştır.Kervansarayın kuzey ve güney uzun kenarlarının her birinde yarım silindir şeklinde 5 adet destek kulesi bulunur.2.20 m genişliğindeki taç kapıdan kare planlı bir hole,üçgen şekilli pandatifler üzerinde oturan,köşelerde yer alan dört manastır tonozuyla örtülü olup 7.5*7.5 ölçülerindedir.

Koçbaşı Mezarlar

Karakoyunlular dönemine ait tarihi “Koçbaşlı mezar taşları”nın üzerinde bulunan yazılar hazırlanan projeyle anlamları çözülüp kitap haline getirilerek tarihe ışık tutulması planlanıyor.Iğdır’ın Karakoyunlu ilçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından hazırlanan ve Serhat Kalkınma Ajansı’nca kabul edilen “Karakoyunlu Tarihi Mezar Taşları Dile Geliyor” Projesi ile ilçedeki tarihi koçbaşlı mezar taşlarıyla diğer mezar taşları üzerinde bulunan yazılar okunacak.

İlçede iki ayrı mezarlık alanında çalışma yapan 6 kişilik ekip, şu ana kadar 10 koçbaşlı mezar taşı ile 350 farklı tarihi mezar taşı tespit etti. Yapılan çalışma ile Karakoyunlular döneminde yaşayan önemli şahsiyetlerin isimleri tespit edilip bu kişilere ait tarihi mezarlar koruma altına alınacak.

Iğdır, Koçbaşı Mezarlar

Mezar taşlarının edebi ve tarihi değerlerine vakıf olunabilmesi için kitabelerin okunması ve epigrafik değerlerinin ortaya konulması sonucunda yapılan bu transkripsiyon çalışması ile mezar taşlarının kimlik bilgileri, doğum ve ölüm tarihleri, cinsiyet ve meslek tespitlerinin yapılması hedefleniyor.

Tüm bunların yanı sıra o dönemde kullanılan yazı dili konusunda bilgi edinilmesi, Karakoyunlu mezar taşlarının kültür varlıkları arasında öneminin ortaya konulması, bölge ve ilçe tarihine ışık tutmak ve aynı zamanda Anadolu tarihi ve coğrafyası içerisindeki önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.

Aras Nehri

Aras Nehri kıyısında yine devletin desteği ve teşvikiyle turistik amaçlı konaklama, yeme-içme dinlenme ve eğlenme amaçlı yerler yapılabilir. Aras Nehri Doğu Anadolu’nun kuzey kısmında doğup aldığı birçok kollarla büyüyerek, Türkiye içinde 441 km yol kat ettikten sonra, Kafkasya’nın güneydoğusunda Mugan önünden geçerek, Hazar Denizine dökülen ve bütün uzunluğu 920 km olan ırmak. Bingöl Dağları ile Palandöken Dağlarından inen kollarla beslenip büyür. Şahvelet, Nalbant ve Sakaltutan dağlarından gelen kollarla kuvvetlenir. Topçu ve Sakaltutan dağları arasındaki bir vadiden Pasinler Ovasına girer.

Aras’ın geçtiği vadiler bölgeye göre oldukça ılımlıdır. Bu vadide ılık iklim bitkileri yetişir. Aras’ın geçtiği vadi, Erzurum ve Kars yaylasında tabii bir yol vazifesi görür. Aras Irmağından, Pasinler
ve Iğdır ovaının sulanmasında faydalanılır. Akışı düzensiz olduğundan ulaşıma elverişli değildir. Irmakta bol alabalık vardır.

Iğdır, Aras Nehri

Aras Irmağı ile ilgili birçok efsaneler vardır. Aras vadisi ilk çağlardan beri yerleşim merkezi olmuştur. İranlılar, Nehr-i Aras, Araplar Al-Ras derler. İlk ismi Arakses’tir. Aras’tan eski tarih kitaplarında ve din kitaplarında bahsedilir. Rivayetlere göre Aras Vadisinde bin şehir ve beş bin köy kalıntısı vardır. Aras; Nil, Dicle ve Fırat’tan sonra dördüncü kutsal akarsu olarak kabul edilir.

Eski çağlardan bu yana çeşitli millet ve devletler Aras Vadisinde yaşamışlardır. Arkeolojik bakımdan dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Bu vadi, bin seneye yakın zamandan beri Türklerin elindedir.

Iğdır Kalesi (Korhan Kalesi)

Iğdır, Iğdır Kalesi (Korhan Kalesi)

Büyük Ağrı Dağının kuzey yamacında 2120 rakımlı Kara kaya tepesi üzerinde oturan çift kademeli sur beden duvarları kesme taştan yapılmıştır. Büyük bir kısmı yıkılmış olan kale sur duvarlarının kuzey bölümünde bir burç ve güneybatı kesiminde 2. kademe sur duvar kalıntıları bulunmaktadır. Kale içinde merdivenle inilen su sarnıcı bulunmakta olup içi taş ile doldurulmuştur.

Karakale (Sürmeli Kalesi)

Karakale, Tuzluca ile Iğdır arasında yer alan bir kaledir. Iğdır il merkezinin 25 kilometre batısında kalmaktadır. Kalenin diğer adı Sürmeli Kale’dir. Ne zaman hangi tarihte yapıldığı bilinmeyen bu kalenin 1064’ten önce var olduğu bilinmektedir.

Dedekorkut hikayelerinde ismi sık sık geçen karakale bölgenin en önemli kalelerindendir. 1044’e kadar kale Ani Bagrathan’nın elindedeydi, 1047’de Bizans topraklarına dahil oldu, 1064’te de Büyük Selçukluların hakimiyeti altına girmiştir.

Karakale surlarının yerlerini ve şekillerini belirleyebilmek pek mümkün olmasa da, çevrede kalan izlerin verdiği ipuçlarının sayesinde kale hakkında bazı bilgiler elde edilebilmektedir. Kaleyi inşa eden ustalar hakkında hiç bir bilgiye ulaşılamadığı gibi kalede herhangi bir kitabeye de rastlanılmamıştır

Asma Köyü Camii

Asma Köyü Camii, Iğdır ilinde, aynı adlı köy içerisinde yer almaktadır. Caminin kitabesi yoktur ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Caminin bir mezar yapısı veya mağara yerleşiminden camiye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir.

Aralık Ortaköy Camii (Yetim Cami)

Aralık ilçe merkezinin yaklaşık 8,5 km. kuzey-doğusunda yer alan Ortaköy’ün girişinde yolun sağ tarafında bir düzlükte bulunan camiyi köy eşrafından Hacı Muharrem yaptırmıştır97. Caminin iç taraftaki ahşap direklerinin biri üzerinde 1329 H./ 1911 M. tarihi okunmaktadır. Ahşap taşıyıcı üzerindeki bu -tarihi, yapım tarihi olarak düşünülebileceği gibi, sonradan yazılmış bir tarih de olabilir. Tarihin altında Hüseyin bin Muhammed (?) ismi okunmaktadır. Bu adın da usta ismi olması ihtimali vardır. Kaynaklarda ismine değinilmeyen Ortaköy camisinin 20.yy. başlarında inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Çakırtaş (Amarat) Kul Yusuf Kümbeti

Iğdır’ın yaklaşık 11 km. kuzeyinde Çakırtaş köyünün batısında, bugün tamamen yok olan bir mezarlığın içerisinde yer alır. Türbenin giriş kapısı üzerinde dikdörtgen bir çerçeve içerisinde, zincirek motifi ile ayrılmış iki satırlık bozuk bir sülüs ile Arapça yazılmış kitabeden kümbetin 890 H./ 1485 M. yılında Kul Yusuf adlı bir zat için yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kümbeti inşa eden mimar bilinmemektedir.

1400-1508 yılları arasında Doğu Anadolu ve İran Azerbaycan’ında önemli bir siyasal güç olan Akkoyunlu soy kütüğünde, Yusuf veya Kul Yusuf adlı birisine rastlanılmıyor”. Birinci derecede önemli bir şehzade veya sultan akrabalarından biri olmadığı100, ancak bölgede tanımmış ve hatırı sayılır bir zat olduğu türbenin yapısından anlaşılmaktadır.

Aralık Hacı İbrahim Gödek Kümbeti

Aralık İlçesi’ne 15 km. uzaklıkta, Devlet Üretme Çiftliği arazisi içerisinde, girişte sağ tarafta eski bir mezarlık içerisinde yer alan Kümbet, Hacı îbrahim Gödek adına yaptırılmıştır. Kümbetin Hacı İbrahim Gödek’in kendisi tarafından mı, yoksa öldükten sonra onun adına mı yaptırıldığı konusunda herhangi bir bilgi yoktur.

Kümbetin iç tarafında yan yana üç mezar bulunmaktadır. Bugün tahrip olan bu mezarların baş taşlan mevcuttur. Bunlardan girişin karşısında sağdaki mavi boyalı olup, üzerinde altı satırlık yazı mevcuttur. Taş iki taraftan bîr şerit içerisinde baklava motifleri ile ortada yuvarlak kemer altındaki kitabede mezar taşının Kurban kızı Şerife Gülsüm’e ait olduğu anlaşılmaktadır

Aliköçek Çayı Köprüsü

Iğdır’ın 20 km güneyinde bulunan Aliköçek köyünün güneydoğusunda Alibeyköy ile Aliköçek köyü arasından akan Aliköçek Çayı üzerinde bulunmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda düzenlenmiş olan köprünün tamamen düzgün siyah taşlardan inşa edildiği ve yürüme zeminin taş döşeli olduğu görülmektedir. Köprü yaklaşık 10–12 metre uzunluğunda 3 metre yüksekliğinde ve 2.30 metre genişliğinde inşa edilmiştir.

Bugün kısmen ayakta olan köprü Doğubeyazıt, Iğdır, Kars, Batum kervanyolu üzerinde bulunması ile önem kazanıyor. Yörede yaptığımız yüzey araştırmalarında Orta Çağ bulgusu veren bu köprü eskiden günümüze ulaşan tek örneği oluşturmaktadır. Köprü horasan harcı kullanılarak düzgün siyah kesme taşlardan inşa edilmiştir.

Nasıl Gidilir ?

Karayolu :Çevre il, ilçe ve komşu ülkeler ile bağlantısı sadece karayoluyla sağlanmaktadır.

Havayolu : Uçakla Kars Havaalanına oradan da Iğdır’a karayoluyla ulaşılır

Ne Yenir ?

Bozbaş isimli kuzu inciğinden yapılan yemeği meşhurdur.

Yapmadan Ayrılma

Efsaneleriyle ünlü Ağrı Dağına tırmanmadan, Bozbaş isimli yemeği tatmadan dönmeyin…

2 Yorum

  1. Kesinlikle çok farklı. Mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Özellikle astım hastaları için şifa dağıtmaktadır…

Yorumda Bulun