Elazığ Gezi Rehberi

PAYLAŞ:

Her ne kadar Elazığ (Harput), stratejik ve doğal kaynakları nedeniyle Paleolotik dönemden beri yerleşmeye sahne olmuşsa da, onlar kendilerini şöyle ifade ediyorlar; “Dokusu eski ama şehirleşmesi yeni, kültürü eski, sanayileşmesi yeni” diyor Elazğ’lılar Elazığ için.” Köylerde üzüm, şehirde şarap, her yerde çayda çıra vardır” diye de ilave ediyorlar. Ama, bizi Hazar Gölü etkinlikleri ve Hazarbaba Kayak Merkezi ile tanıyacaksınız demeyi de önemle belirtiyorlar.

Elazığ, Doğu Anadolu yukarı Fırat Havzasında XIX. yüzyıl sonlarında kurulmuş planlı bir kent. Fakat yerleşim olarak çok eskilere dayanıyor. Sırasıyla,Hurri’ler, Hitit’ler, Asur’lular, yaşamışlar. M.Ö. IX.yy itibariyle Urartu medeniyetinin sınırları içine girmiş. Sonrasında, Med’ler, Pers’ler, Roma, Bizans ve Arap medeniyetleri de bu verimli topraklarda yaşayan halklar olmuş. 1071 Yılındaki Malazgirt Muharebesi sonrasında da Türkler gelmeye başlamış. Artukoğulları, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar, Dulkadiroğulları, Akkoyun’lular ve 1516’da Yavuz Sultan Selim’in fethiyle Osmanlı İmparatorluğu’na dahil olmuş.

Kent, batıda, Malatya, doğuda Bingöl, kuzeyde Tunceli, kuzeybatıda Erzincan, güneyde de Diyarbakır’la komşu. Deniz seviyesinden 1067 metre yüksekte bulunuyor. Doğu Toros’ların uzantısı olan Hazarbaba Dağı’nın yüksekliği 2347, Mastar Dağı’nın yüksekliği 2171 metre. Şehrin toprakları içinden Fırat, Murat, Dicle ve Karasu akıyor. Elazığ, bir doğa cenneti ve gelecek vaad eden bir kayak merkezi aynı zamanda.

İlçeler : Ağın, Alacakaya, Arıcak, Baskil, Karakoçan, Keban, Kovancılar, Maden, Palu, Sivrice.

Gezilecek Yerler

Hazar Gölü

Elazığ – Diyarbakır karayolu güzergahında, kente 22 km’lik bir mesafede, Hazarbaba ve Mastar Dağları arasına sıkışmış tektonik bir göl. Bölge plajları Hazar Gölü çevresinde bulunuyorlar. 22 Km. uzunluğunda, 5-6 km. genişliğindeki gölde, su sporları ve balık avcılığı da yapılıyor.

Elazığ, Hazar Gölü

Hazar Gölü’nde yapılan bir araştırmada, batık bir kent tespit edilmiş ve dalış meraklıları için bu, berrak, sodasız ve tuzsuz sular bir çekim alanı halini almışlar. Batık kent, Kilise Adası civarından başlayıp, Sivrice ilçesine kadar devam ediyor ama henüz yeterince araştırılmamış. Göl çevresindeki kamu kamplarının yanı sıra halka açık kamp yerleri de bulunuyor.

Buzluk Mağarası

Elazığ, Buzluk Mağarası

Harput’a 6 km’lik bir mesafede bulunan mağara, jeomorfolojik yapısı nedeniyle yaz aylarında sarkıt-dikit ve tabakalar halinde buzla kaplanıyor. Kış aylarında ise, yazı aksine, içeride sıcak bir hava hüküm sürmeye başlıyor. Buzluk Mağarası, 1990 yılında ziyaret açılmış. Doğal yapısı korunarak aydınlatılması ve iniş basamakları yapılmış. Dünyadan ve ülkemizden çok sayıda mağaraseverin ziyaretinde artık.

Harput Kalesi

Elazığ, Harput Kalesi

Urartu’lardan kalan kale, kaya içine oyulmuş merdivenleri, tünel ve hücrelerle oluşmuş su yoluyla, ait olduğu uygarlığın derin izlerini günümüzde de koruyor. Harput’ta adını bu kaleden alıyor. Har’ın anlamı taş, Put’un anlamı da kale olduğundan, bölgenin Harput adı Taş kale anlamını taşıyor. Kalenin doğu kısmında yer alan Süryani Meryem Ana Kilisesi’ne, Dabakhane Suyuna giden yolun sağında yer alan merdivenlerden iniliyor. M.S.179 Yılında inşa edilmiş. Eskiden burada büyük bir Süryani Mahallesi bulunuyormuş. Kilise de bu mahallenin üstündeymiş. Ama şimdi Elazığ’da sadece 5 Süryani 20 Ermeni aile yaşıyor. Kilisenin girişinde bir kral kızı mezarı bulunuyor. Süryani kiliseleri üç bölümden meydana geliyorlar. Madepho (Mihrap) bölümü insanın başını, Grupluk (Gude) iki eli, Hayklo ise göğüs ve ayakları ifade ediyor. 2000 Yılında burada büyük bir ayin icra edilmiş. Ondan sonra her yılın 15 Ağustosunda bu ayin tekrarlanmaya başlanmış.

Ulu Cami

Harput’ta bulunuyor. Artuklu’lardan kalma. Halen ibadet ediliyor. Oktay Aslanapa, güneyde, kıble duvarına paralel üç nef ve mihrap önüne bir nef genişlikte ve 8 m.çapında kubbesi ile caminin genel planını, Zevvare’de 1135 tarihli Mescidi Cuma’ya benzetir ve bunun Artuklu camilerinin Büyük Selçuklu mimarisine dayanan ikinci bir işaret olarak anlatır. Bu avlulu cami şeklinin Anadolu mimarisinde bir yenilik olduğunu belirler. Harput Ulu Cami’sinde mekanlar, sivri kemerlerle avluya açılırlar.Payelere oturtulmuş olan tonozların yönleri değişiktir. Mihrap önündeki neflerden ikisi bir duvarla kapatılmışlar ve iki yan kapı ile avluya doğru açılıp, cepheye ayrıca üç pencere ile bir de mihrap konulmuştur. Minare, duvarın iç tarafındadır. kalın bir silindir olarak yükselen tuğla minarenin şerefeden yukarısı yeni yapılmıştır. Minarede görülmekte olan arkaik şekil, tuğlaların değişik şekilde dizilmesiyle oluşmuştur. Eski şekli taklit edilmiştir. Bu cami Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaarslan (1148-1174) tarafından yaptırılmıştır.

Elazığ, Ulu Cami

Sarahatun (Sarayhatun) Camii, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadır Han’ın annesi Sara Hatun tarafından 1465 yılında yaptırılmış. 1843 yılında da yapılan onarımla da bugünkü halini almış. Taş işçiliğinin güzel örneklerinden olan minber haricinde, minaresi iki renk kesme taştan yapılmış. Halen ibadet edilmektedir. Kurşunlu Camii Harput’tadır. Osmanlı devri camilerinin en güzel örneklerindendir. 1739 tarihli yapı, kubbesi kurşunla kaplı olduğundan bu isimle anılıyor. Alacalı Camii  Harput’tadır. Minare, şerefeye kadar sıra ile siyah-beyaz taşla, şerefe ise dama şeklinde, siyah-beyaz kesme taşla örülüdür. Ağa Camii Harput’a bulunuyor. Kitabesi Harput Mizesine kaldırılmış. Bu kitabeye göre 1559 yılında Pervane Ağa tarafından inşa edilmiş, daha sonra aslına uygun restore edilerek ibadete açılmıştır.

Ağın : Merkez ilçenin 85 km’lik mesafesindeki Ağın’a karayolu haricinde Keban Baraj Gölü üzerindeki feribotlarla da gidiliyor. Ağın, leblebisiyle meşhur. Ağın Leblebisi özel bir yapım şekliyle elde ediliyor ve özgün bir tada sahip.

Alacakaya : Yine, 85 Km’lik bir mesafede bulunuyor. Renk ve kalite açısından dünyanın her yerinde kabul görmüş olan mermer buradan çıkartılıyor

Baskil : Kayısısı ile ünlü. Ayrıca burada kurulan Karakaya Brrajı üzerindeki Kömürhan Köprüsü Türkşye’nğn en uzun tren yolu köprüsü olma özelliğine sahip.2030 metre uzunluğundaki köprünün yüksekliği 60 metre. Köprü çelik kirişlerler kurulmuş.

Karakoçan : İçinden Peri çayının aktığı ilçe. Kaplıcalarıyla,özellikle de saniyede 5 litre akıtan Golan Kaplıcasıyla meşhur.

Keban :Türkiye’nin en büyük hidroelektrik barajına sahip olan ilçede, tarihi Yusuf Ziya Paşa Camisi ve külliyesi de burada bulunuyor.

Sivrice : Bizans döneminde Müslüman Arap’ların hücumlarına maruz kalarak zaman zaman el değiştiren Sivrice, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra değişik Türk Beyliklerinin idaresine geçmiş. 1234 Yılında, Alaattin Keykubad tarafından Anadolu Selçuklu Devleti sınırlarına dahil edilmiştir. 1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra İlhanlıların kontrolüne giren bölge, Fetret devrinde Dulkadir Oğulları Beyliğinin sınırları içerisinde kalmıştır. 1366 dan sonra Memlüklular’ın eline geçen bu topraklar 1465 den itibaren Akkoyunlu, 1507 den sonra Safavi Devle­tinin eline geçmiştir. 1514 Çaldıran Zaferinden sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Dağ Turizmi Hazarbaba ve Mastar Dağıları, bulundukları konum itibariyle hem Hazar Gölü’nü hem Keban Göl’lünü görüyorlar. Yüksek tepelerinde yaz-kış kar tutan bu ulu dağlar, son zamanlarda yörede sayılar hızla artan barajların, mevcut iklim yapısını yumuşatmalarına rağmen dağ turizmi açısından umut vaad etmekteler.

Hazarbaba Kayak Merkezi 1800-2200 mt’lik yükseltide, normal kış koşullarında 3 metreyi bulan kar kalınlığıyla Aralık-Mart dönemlerinde ideal kayak merkezi konumundadır. Merkezde bulunan iki bina, kayak evi ve kafeterya olarak kullanılmakta ve kayağa gelenler burada günü birlik olarak kaymaktadırlar. Şimdilik konaklamalar, Hazar Gölü çevresindeki tesislerde gerçekleştiriliyor. Günübirlikçiler, kayak merkezinden kayak malzemeleri kiralayabilmekte ve özel öğretmenlerden ders alabilmektedirler. Ayrıca, Elazığ İl Turizm Müdürlüğünce her yıl yapılmakta olan Dağ-doğa yürüyüşleri de meraklıları tarafından özenle takip edilmektedir. Vadilerdeki doğal klima ortamında yapılan bu yürüyüşler, Türkiye’nin her tarafından katılan çok fazla sayıda doğa severle gerçekleştirilmektedir. Yürüyüş tarihleri İl Turizm Müdürlüğünce belirlenmekte olup, Nisanda kar çiçekleri ile Nevruz, mayısta, Hazarbaba’daki renk cümbüşünün yaşanması amaçlanmaktadır.

Elazığ Mutfağı, 150’ye yakın yemek çeşidiyle zengin bir mutfağa sahip. Üç öğün yemeğin dışında kuşluk yemeği ve özellikle yatsılık denilen pestil, ceviz, orcik, meyve gibi yiyeceklerin bulunduğu sofralar da yine Elazığ’a özgü bir ayrıcalık. Genelde Türk mutfak kültürünün izleri görülüyor. Tarihi Oğuzlara kadar uzanan tutmaç, umaç aşı anamaşı, kara kavurma gibi yemekler bu gün de pişiriliyorlar. Yemeklerde, sos olarak salça ve soğaraç kullanılılıyor.

Harput, Elazığ ve çevresinde özellikle düğünlerde kurulan 3-4 metre uzunluğundaki sofralara Somat , bu tür ziyafetlere de “Somat Çekme” adı veriliyor.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları Ekim aylarında Sivrice’de düzenleniyor. Elazığ Valiliği, Sivrice Kaymakamlığı, Fırat Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Sivrice Belediye Başkanlığı, Türk Edebiyatı Vakfı ETSO-Avrasya Yazarlar Birliği, Elazığ Musiki Konesrvatuvarı ortak çalışmasıyla yapılıyor.

Alışveriş yapmak isterseniz Çedene kahvesi, Ağın leblebisi, Orcik, Orcik şekeri, Dut unu, ve Buzbağ şarabı satılmaktadır.

Yorumda Bulun